"Mi’racın sırr-ı lüzumu" ile ilgili giriş cümlesinde geçen ayet hakkında bilgi verir misiniz? Devamında mi’raca velâyet-i Ahmediye nazarıyla bakılıp, velilerin velayetiyle mukayese ediliyor. Peygamberlik makamının da velayeti söz konusu mudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Söz konusu âyet-i kerime Kaf sûresinin 16. âyetinin son kısmıdır. Ayetin tamamının meali şu şekildedir:

“İnsanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf, 50/16)

Evet, Rabbimiz bize bizden daha yakındır ve bizde daima tasarruf etmektedir. Biz ise O’ndan nihayetsiz uzağız. Bu konuda şöyle bir değerlendirme yapmak isabetli olacaktır:

Allah, mekândan münezzeh olduğundan kuluna yakınlığı, “onu bilmesi, dualarını işitmesi, ihtiyaçlarını görmesi, ilâhî sıfatların o kulu ihata etmiş olması” manasınadır. Kulun O’ndan uzaklığı ise "O’nun kemâlini idrakten aciz olması, zâtının mahiyetini bilememesi" cihetiyledir.

Allah’ın varlığı vacip, kulunki ise mümkindir; mahiyet olarak arada sonsuz bir uzaklık vardır. Bu uzaklığın mesafe ile bir ilgisi yoktur. Mesela, “Cehalet, ilimden çok uzaktır.” dediğimiz zaman da aradaki mahiyet uzaklığını kastederiz, mesafeyi değil.

“... Evet nihayetsiz acz, za'f, fakr, ihtiyaç ile yoğrulmuş olan mahiyet-i insaniye nerede? Nihayetsiz kadir, kavî, gani ve müstağni olan Vâcib-ül Vücud'un mahiyeti nerede?..”(1)

Üstad Hazretleri Mi’rac’ı “velâyet-i Ahmediye (a.s.m.)'nin keramet-i kübrası, hem mertebe-i ulyâsı,” olarak tavsif ediyor. Velâyet, Peygamber Efendimiz (a.s.m)'in kulluk ciheti, risâlet ise tebliğ cephesidir. O’nun kulluk şuurundaki erişilmez mertebesi, Allah’a iman, muhabbet ve havf sahasındaki hayallerin ulaşamayacağı yücelik ve derinlik, ibadetlerden aldığı feyz, duyduğu haz, ahlâkındaki o eşsiz güzellikler hep velâyet cihetinin meyveleridir. Mi’rac, O zâtın bütün velâyetlerin üstündeki o büyük velâyet makamının büyük bir kerametidir. Mi’rac dönüşü getirdiği ilâhî haberler ise risâlet cihetiyledir. Onun için, “Mi’racın bâtını velâyettir, halktan Hakk’a gitmiş. Zahir-i Mi’rac risâlettir, Hak’tan halka geliyor...”(2) buyrulmuştur.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, Birinci Maksat.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...